1 Şubat 2016 Pazartesi

12. Gece - Erken Kalkmak

Lisedeyken Tarih öğretmenimizin güzel bir sözü vardı.
‘Ecdadımız üzerlerine güneşi doğdurmamışlar.’
Belki bu yüzden hep zaferden zafere koşmuşlar, tarih yapan millet olmuşlar.
Biz de onları örnek alarak erken kalkıp güne sabahın bereketiyle başlarsak işimizde başarılı olabiliriz ve mutlu bir hayatımız olur.

Erken kalkmanın önemini gösteren bir de bir hikâyecik var bir takvim yaprağından okuduğum.
Belki hoşunuza gider diye sizlerle onu da paylaşayım.


Nuşirevan’ın oğlu Hürmüz, çocukluk yıllarında geceleri sabaha kadar, beylerle sohbet meclisinde yiyip içip eğlenirdi. Sabah olmaya yakın yatıp uykuya dalardı. Hürmüz’ün hocası ise, her sabah gelir, Hürmüz’ü gaflet uykusunda bulurdu. Ve her zaman nasihat edip:

-‘Ey saadetli şah, seherler kalk. Çünkü seherle kalkanlar devlet, saadet ve şeref bulur, zafer kazanarak yardıma nail olurlar’ derdi. Hürmüz ise her sabah kalkıp gelmesinden ve bu nasihati vermesinden rahatsız oluyordu.
Bir gün hizmetçilerine:
-‘Birkaçınız sabah erkenden kalkıp hocanın yoluna durun ve gelince hemen üzerinde bulunan güzel elbiselerini soyup salıverin’ der.
Adamları Hürmüz’ün emrini yerine getirirler. Erkenden kalkıp hocanın yolunu bekleyip hoca gelince, üzerindeki süslü elbisesini soyup alırlar. Hoca bu halde Hürmüz’e gelir. Hürmüz, hocayı görüp bilmiyormuş gibi hocadan başından geçenleri sorar.
Hoca soyguncuları şikâyet edince Hürmüz:
-‘Ey bilgi sahibi ve yol gösterici, bana her zaman ‘Seherle kalkan devlet ve zafer kazanır, yardıma nail olur’ derdin. Hayret edilecek şey, bu musibet ve zillet sana neden oldu?’ der.
Hoca:
-‘Ey cihan şahı, soyguncular erken kalkmada beni geçmişler’ dedi.    

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Değerli Yorumlarınızı Bekleriz.